Değişim Derken… ( Temmuz 2008 )

Yıllardır verimlilik konularını ihmal ederek, gerekeni yapmadık ve Türkiye’nin bir tarım ülkesi olduğunu söyledik. Ancak, bugün daha köklü şeyler yapmak gerekiyor.

Değişim hayatın kaçınılmazı. Dünya döndükçe ilerlemeler kaydedilecek, teknoloji gelişecek, hayatımız bazı açılardan kolaylaşırken, bazı açılardan zorluklar ayrılmaz bir parçamız olacak. Önemli olan her koşula uyum sağlamak, mücadele etmek, geminin yola devam etmesini sağlamak.

Küresel ısınma olgusu dünyamızın geçirmekte olduğu en ciddi değişim ve tehdit. Bunun yansıması olan temel gıda fiyatlarındaki yükseliş ise son zamanların en zor gündem maddelerinden. Dünyada geçen yılın ortalarından bugüne gıdada yüzde 40 oranında artış yaşadık. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn bir süre önce, dünyada yükselen gıda fiyatlarının, hükümetlerin sarsılması ve hatta ihtilafların oluşması gibi sonuçları olabileceği uyarısında bulundu. Gıdadaki artış ise en çok gelişmekte olan ülkelerde tüketim harcamasının yüzde 60-80’ini gıdaya ayıran yoksul insanları etkiliyor.

Bugün açlık sınırında yaşayan toplumlar var. Tahıl fiyatlarındaki artışa bağlı olarak hayvancılık sektörü maliyet baskısı altında. Petrol ve enerji fiyatlarındaki artış da üretim maliyetlerini artırıyor ve neticede her şey tüketiciye yansıyor. Alım gücünün artmadığını hatta düştüğünü de biliyoruz ve çareleri bulmakta zorlanıyoruz.

Önümüzdeki günlerde, dünyanın birtakım stratejik çözümlere gitmesi gerekiyor. Çözüm için uluslararası kurumlar ve gelişmiş ekonomiler başta olmak üzere tüm dünyanın zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerekiyor. İyi tasarlanmış ve uzlaşılmış bir merkezi planlama ile global açlığa temel çözümler üretmek mümkün. Tarıma daha fazla kaynak ayırmak bu çözümlerin olmazsa olmazı.  Stratejik olarak baktığımızda Türkiye için riskler mevcut ancak akılcı bir şekilde tarımsal üretime gereken ihtimamı göstermedik. Yıllardır verimlilik konularını ihmal ederek, gerekeni yapmadık ve Türkiye’nin bir tarım ülkesi olduğunu söyledik. Ancak, bugün daha köklü şeyler yapmak gerekiyor. Zararın neresinden dönülse kardır. Tarım arazilerimiz üretim için çok uygun, gerekli insan kaynağı mevcut ve tarımın en önemli unsuru hayvancılık sektörü için uygun bir zemin var, genç nüfusumuz için iş gerekli…

Sahip olduğu potansiyele karşın, ülkemizin tarım politikaları ve planları bugüne kadar dünya ile rekabet edecek ölçeklerde olamadı. Gelecekte, ölçek ekonomisini dikkate alan, teknolojik gelişmeleri uygulayan verimli uygulamalar gerekiyor.

Her şeyin daha iyi olacağı bir Türkiye için çalışacağız.

Sevgi ve saygılarımla