Dünya Değerlerine Sahip Çıkmak ( Ocak 2008 )

16. Kalite Kongresi çerçevesinde, Yaşar Topluluğu olarak,

Türkiye’nin önde gelen 35 kuruluşu ile birlikte, Birleşmiş Milletler’in bir girişimi olan “Küresel İlkeler Sözleşmesi”ni imzaladık.

2008’in bu ilk ayında, sizlere yeni yıl için en iyi dileklerimi sunmak isterim.

2000’li yıllar önemli değişikliklere tanık oluyor. Yeni teknolojiler, küresel kurumlar ve rekabetin yoğunluğunu yaşarken, farklı değerlerin ortaya çıktığı bir oluşum içindeyiz. Artık dünyamızı daha iyi korumak ve çevreye duyarlı olmak hepimizin ortak çabası…

Kurumlar stratejilerini belirlerken, içinde yaşadıkları dünya değerlerine sahip çıkma ana temasını vurguluyorlar. Başarılı liderler de bilgi, beceri ve tecrübeleri ile ön plana çıkmak yerine, insana, dünyaya saygılı ve manevi değerlere sahip çıkan bir farkındalık taşıyorlar. Günümüzde, teknolojiye ve bilgiye herkes ulaşabiliyor. Ancak önemli olan, rekabetçi insan kaynağına sahip olmak ve oyunun kuralları o noktada yeniden belirleniyor ve uygulanıyor.

Geçtiğimiz aylarda Kalder’in Kalite Kongresi’nde de konuşulan ana tema, dünya ve yerkürenin daha yaşanır hale gelebilmesi için, liderlerin ve kurumların neler yaptıkları üzerineydi. 16. Kalite Kongresi çerçevesinde, Yaşar Topluluğu olarak, Türkiye’nin önde gelen 35 kuruluşu ile birlikte, Birleşmiş Milletler’in bir girişimi olan “Küresel İlkeler Sözleşmesi”ni imzaladık.

Küresel İlkeler Sözleşmesi, 1999 Davos Dünya Ekonomik Forumu’nda, dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından başlatılmış ve bugün dünyanın her tarafından üçbini aşkın şirket ve sivil toplum örgütü katılımı ile 10 evrensel prensip doğrultusunda sürdürülmekte olan tamamen gönüllü bir hareket. Küreselleşme ve dünyada daha fazla rekabetçi olma zorunluluğuna, çevreye duyarlı ve topluma katkı yapan bir noktada durma gereğine gönülden inanıyoruz.

Dünya, insanlık ve bunun beraberinde kurumlar ve markalar, bugünden daha iyi bir yarın yaratmak için, manevi değerlerin önceliğinde bir değişim yaşamaktalar. İlginçtir ki, bundan 800 yıl önce yaşayan Hz. Mevlana’nın söylemleri bugün artık evrensel. Sevgi, güven, inanç, mütevazi ancak çalışkan olmak bu büyük düşünürün değerleri. Güven, insanları, kurumları ve ortamları birbirine yapıştıran, uzun vadede başarıyı sağlayan en önemli faktör. Güvenin önemini bilmeyen yok ancak, iş hayatında, başarıda bu denli kritik bir faktör olduğu yeni yeni algılanmakta. Başkalarının size güvenmesi, öncelikle, sizin kendinize güveniniz ile başlar. Uzun süreli ve kararlı ilişkilerde temel ön şart güven. Güven, insan ilişkilerinde başlar, organizasyonlarda büyür ve gelişerek tüm toplumu ilgilendirecek boyuta ulaşır.

2008 yılı, evrensel ve manevi değerlerin öne çıktığı bir yıl olacak. Dünya meselelerine karşı kendini sorumlu hisseden, stratejilerini buna göre belirleyen kurumlar öne çıkacak. Liderlikte yaratıcılık, yenilikçilik, işbirlikçilik, güven, ve riski yönetmek önemli vasıflar olacak.

2008 yılının insanlık ve dünya için olumlu gelişmelerin yaşandığı bir yıl olması temennilerimle, en içten dileklerimi sunarım.

Sevgi ve Saygılarımla,