İçecek Sanayi Haber Bülteni 07.06.2011

T. GIDA SANAYİ ve T. İÇECEK SANAYİ MECLİSLERİ HABER BÜLTENİ

KESKİNOĞLU’NDAN SİNGAPUR’A İHRACAT (YENİ ASIR)

Firma, bir ilki gerçekleştirerek, Avrupa Birliği’nden çok daha yüksek kriterler gözeten Singapur’dan tam not aldı ve dışsatıma başladı. Keskinoğlu, Singapur’a 2012 sonuna kadar 17 milyon dolarlık işlenmiş piliç eti ihracatı gerçekleştirecek. 5 kıtada 70′e yalan ülkeye ihracat yapan Keskinoğlu, Singapur’a işlenmiş piliç eti ihracatını başlatarak sektörde bir ilki daha gerçekleştirdi. Geçen yıl Türkiye ihracatının yüzde 20′sini karşılayan Keskinoğlu, Singapur’a piliç eti ihracatı yapabilmek için 3 yıl boyunca girişimlerini sürdürdü. 

SIRADA YUMURTA VAR

Singapur’a yapılan ihracatın ardından Malezya ve Japonya’ya da ihracat gerçekleştirmek için çalışmalara başladıklarının altını çizen Keskinoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Grup Başkanı Keskin Keskinoğlu, “Singapur’un, Asya-Pasifik bölgesinde Türkiye’nin 10. büyük ticaret ortağı olması, ada ülkesi olarak Çin, Malezya, Endonezya gibi ülkelere yakın olmasından dolayısıyla bizim için önemli bir pazardı. 5 yıl önce Singapur’a zeytinyağı ihracatına başlamıştık, 3 yıl önce de Singapur’da bir ofis açarak piliç eti ihracatı yapabilmek için çalışmalarımızı artırdık. Son 3 yıl içinde, Avrupa Birliği’ne nazaran çok daha yüksek kriterler gözeten Singapurlu yetkilileri Akhisar’daki tesislerimizde ağırladık, belirttikleri gerekli revizyonları yaptık” dedi. Eşzamanlı olarak Singapur’da pazar araştırmaları yaptıklarını ve Singapurlu tüketicilerin helal ürünlere yöneldiğini gördüklerini belirten Keskinoğlu, “Bu bizim için bir avantajdı. Son olarak geçen sene Singapur Gıda ve Tarım Bakanlığı’ndan gelen yetkililer üretim standartlarımıza onay verdiler. Bu dönemde Singapur’da gerçekleşen fuarlara katıldık ve Bakanlığın özel izniyle ısıl işlem görmüş ürünlerimizi bölgedeki fuarlarda tanıtma, tattırma fırsatı yakaladık. Bunun yanı sıra, ülkenin farklı noktalarında tadım etkinlikleri düzenlemeye başladık. Aldığımız olumlu tepkilerle ilk aşamada aralarında baget, chicken burger, chicken ring, buffalo wings gibi çeşitlerin olduğu 10 farklı ürünle ihracata başladık. Yaptığımız promosyon ve outdoor reklam çalışmalarıyla da tüketicilere birçok noktada ulaştık. Tüm bu süreçler sonunda Singapur’a 2011′de 5 milyon dolar ve 2012′de 12 milyon dolar olmak üzere 17 milyon dolarlık ihracat gerçekleştireceğiz” diye konuştu. 5 milyonluk nüfusu ve kişi başı 38 kg.’lık piliç eti tüketimiyle oldukça büyük bir pazar olan Singapur’a Keskinoğlu, 40 çeşit ısıl işlem görmüş piliç eti ürünü ihraç ediyor. Ürünlerini büyük zincirlerin 300 noktasında tüketiciye ulaştıran Keskinoğlu önümüzdeki dönemde Singapur’a piliç eti ve yumurta ihracatına da başlamayı da hedefliyor.

FINDIK ÜRETİCİSİNE İLAÇLAMA UYARISI (HABER VAKTİM)

Giresun Ziraat Odası (GZO) fındık üreticilerini haziran ayında bahçelerinde gerekli zirai mücadeleleri yapmaları hususunda uyardı. Odadan yapılan yazılı açıklamada, yazın başlangıcı sayılan haziran ayında, fındık tanelerinin gelişmeye başladığına dikkat çekildi. Üreticilerin bahçesini gezerken daldaki çotanaklara bakarak o yıl ürününün ne kadar olacağını tahmin ettiği belirtildi. “Bahçede ısırgan, böğürtlen gibi yabancı otlara karşı herbisit (yabancı ot ilacı) uygulaması bu ay sonlarına doğru yapılır.” Denen açıklamada, şu bilgiler yer aldı: “Fındık ocaklarındaki dip sürgünleri şayet sonbaharda temizlenmemişse bu ayda da temizlenebilir. Fındık dallarında bitki öz suyunu emerek beslenen ve bitkinin zayıf düşmesine hatta kurumalara neden olan fındık kahverengi koşnilinin hareketli birinci dönem larvalarına karşı yapılan ilaçlı mücadelede başarı sağlanmaktadır. Haziran ayı sonlarına doğru (Yumurtadan çıkışın tamamlanmasına yakın) ilaçlı mücadele yapılmalıdır. Son yıllarda büyük yayılım göstererek üreticilerin de yoğun şikayetine neden olan bu zararlıyla ilaçlı mücadeleye başlamadan önce bahçeden tesadüfen alınan 10 ocaktan işaretlenen 3′er bulaşık sürgün yani toplam 30 sürgünün her birinde 5 canlı koşnil var ise ilaçlı mücadele yapılmalıdır.” 

Başarılı bir ilaçlama için tüm yaprak, dal ve sürgünlerin tamamen ilaçlanması gerektiğine işaret edilen açıklamada, “Bu ayda ayrıca dalkıran zararlısıyla da ilaçlı mücadele yapılır. Zararlıyla bulaşık bahçelerde haziran ayının ikinci yarısında bahçe gezilir dallarda galeri açmaya başlanmış ergin dişi böceklerin çıkardığı taze odun talaşı görüldüğünde ilaçlamaya başlanmalı ilk ilaçlamadan 15-20 gün sonra ikinci ilaçlama yapılmalı.” denildi.

HAMİDİYE, 35 ÜLKEYE SU İHRAÇ EDİYOR (DOKUZ SÜTUN)

Su sektörünün önde gelen firmalarından Hamidiye’nin üretim ve ihracat ağı genişliyor. Müşterilerine Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’yı da ekleyen firmanın ürün ihraç ettiği ülke sayısı 35 olurken, ilk sevkiyat mayıs ayında yapıldı. Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’ya gitmedikleri yerin kalmayacağını belirten Hamidiye Kaynak Suları Genel Müdürü Kenan Kılıç şunları ifade etti: ”Sularımızın gerek mineral zenginliği gerek içiminin güzel oluşu Avrupalıların tercihlerini etkiliyor. Avrupa Birliği üyesi ülkelere gıda ürünü satmanın güçlüğünü ihracat yapan firmalar çok iyi bilir. Ürününüzün kalifiye olması kendi başına yeterli değildir. Bunun yanında tüm hijyenik şartların karşılanması, satış ve dağıtım altyapısının oluşturulması ayrıca ürün devamlılığının olması gibi kriterler de başarılı bir ihracatçının temel ilkeleri olmalıdır. Aksi takdirde dış piyasalarda tutunabilmeniz imkânsızdır.”

ERCİYES ETEKLERİNDE ORGANİK ŞARAP (SABAH)

Kayserili kadın girişimci Oluş Mola “olmaz” denileni başardı. Erciyes Dağı eteklerinde safkan İngiliz atı yetiştirip, organik şarap üretti. “Wineolus” markasıyla şarapçılığın merkezinde gümüş madalya aldı. Kayserili sanayici bir ailenin kızı ve aynı zamanda biyolog olan Oluş Molu, çocukluğunun geçtiği çiftlikte dünya devleriyle rekabet eden organik bir vaha yarattı. İçinde saf kan İngiliz atlarının yetiştiği, 20 çeşit keçi peynirinin üretildiği ve onlarca organik ürünün hayat bulduğu çiftlik, organik şarap üretiminde de Türkiye’de ilkleri gerçekleştirdi. El değmemiş volkanik kökenli kum ve kil içeren Erciyes eteklerindeki üretimini Orta Anadolu’nun karasal sert iklim koşulları ile harmanlayan Molu, yıllık 40 ton üretim kapasitesine ulaştı. 

AKADEMİDEN DOĞAYA

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü mezunu olan ve 7 yıl aynı üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışan Molu, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın çok sayıda projesinde koordinatörlük yaptı. Molu, 14 yılı aşkın kamu görevinin ardından radikal bir kararla Kayseri’ye çocukluğunun geçtiği çiftliğe döndü ve tüm bilgi birikimini organik şarap üretimine adadı. Orta Anadolu’da da kaliteli şarap üretilebileceğini hedefleyerek butik şarap üretimi kararı aldıklarını ifade eden Molu, 2009′dan itibaren kendi yetiştirdiği organik üzümlerle şarap üretmeye başladı. Yüzde yüz organik şarap üretimi hedeflediklerini söyleyen Molu, bu süreçte zorlu bir alt yapı çalışmasına da imza attıklarının altını çiziyor. Yaklaşık 5 bin dönüm olan çiftlikte 2 bin dönüm yamaç ağaçlandırılması yaptıklarını anlatan Molu, “24 bin adet fidan diktim. Bunun 9 bin adedini Fransa’dan getirdik. Adı Roussanne ve sektörde en kaprisli Fransız üzümü olarak biliniyor. Ama bizim bağımıza uyum sağladı” diyor. 

FRANSA’DAN ÖDÜL

Molu ürettiği şaraplara dair ayrıntıları ise şu sözlerle anlatıyor: “15 yıllık asmalardan elde edilen şarabımızı, en az 12 ay meşe fıçılarda bekletildikten sonra piyasaya sunuyoruz ve yüzde yüz organiğiz. Bu farkımızı dünya ile de paylaşmak istedik. Bu nedenle bu yıl Fransa’ya gönderilen 2009 yılı üretimimiz, Chardonnay Du Monde de gümüş madalyaya layık görüldü.”

TÜRKİYE’DE KEREVİT ÜRETİMİ PROJESİ (SABAH ANTALYA AKDENİZ)

Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) Sivil Toplum Diyaloğu-ll Projesi “Tarım & Balıkçılık Hibe Programı” kapsamında Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) tarafından hibe almaya hak kazanan “Türkiye’de Kerevit Üretim ve Pazarlamasının Geliştirilmesi” başlıklı projenin tanıtımı yapıldı. 

YÜZDE 90’ı AB TARAFINDAN 

Proje Koordinatörü Yrd. Doç. İrfan Ateşoğlu’nun projenin ayrıntıları hakkında bilgiler verdiği toplantıda ITSO Genel Sekreteri Doç. Dr. Adem Korkmaz, projenin Türkiye adına çok önemli olduğunu söyledi. Projenin toplam bütçesinin 135 bin 748 euro olduğunu belirten Korkmaz, yüzde 90′ı AB tarafından hibe olarak verilecek ve bütçenin geri kalan kısmın da proje sahibi olan ITSO’nun bütçesinden karşılanacağını bildirdi. 16 ay sürecek bu projenin, sözleşme makamı Merkezi Finans ve İhale Birimi, yürütücüsü ise Avrupa Birliği Genel Sekreterliği olduğunu anlatan Doç. Dr. Korkmaz, “21 Nisan 2011 tarihinde Merkezi Finans ve İhale Birimi (MFİB) ile imzalanan sözleşme sonrasında uygulamasına geçilen projenin amacı, doğal kerevit stoklarının korunması yoluyla sürdürülebilir bilinçli avcılığın sağlanması, çarpan etkisi ile gelirin arttırılması, vasıfsız iş gücünün istihdama kazandırılması, sürdürülebilir gıda güvenliği ve rekabet gücünün arttırılmasıdır” dedi.

KASAPLAR İSYAN ETTİ ( MİLLİYET AKDENİZ)

Et ve Balık Kurumu’nun(EBK) Antalya’da açtığı mağazanın ardından gözler kasaplara çevrildi. EBK’nın uygulamasına karşı çıkan kasaplar seçim sonrasında haklarını arayacaklarını söyledi. EBK’NIN 17 ilde açacağı 100 mağazadan 2′si Antalya’da yer alırken, iki mağazadan ilki geçtiğimiz günlerde hizmete girdi. Bayilik sistemiyle açılan mağazada, tavuk, balık, şarküteri ve kırmızı et olmak üzere toplam 60 çeşit ürünün satışı yapılıyor. Mağazanın vatandaşlardan yoğun ilgi gördüğünü söyleyen yetkililer, ikinci şubenin Lara bölgesine açılacağını kaydetti.

 ‘Şimdilik susuyoruz’ 

EBK’nın bu uygulamasına karşı çıkan kasaplar seçim sonrasını beklemeye başladı. Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanvekili ve Antalya Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, EBK mağazalarının haksız rekabet yarattığını belirtirken, seçim öncesi seslerini çıkarmak istemediklerini ifade etti. Devletin EBK’ya sağladığı imkânları kasaplara sunmadığını anlatan Yardımcı, “Kasaplar olarak kimseye malzeme ya da köstek olmak istemiyoruz” dedi. EBK’nın uygulamasının yanlış olduğunu vurgulayan Başkan Osman Yardımcı, şöyle konuştu: “Ortada haksız bir rekabet var. Kasapların girdileri EBK’ya göre daha fazla. Devlet EBK’ya sağladığı imkanları bize de sağlasın, biz de vatandaşa ucuz et satalım. Gerekiyorsa biz de satış mağazalarının yanına dükkan açalım. EBK’nın bayisi olalım. Ayrıca EBK’nın mağazalarında yerli ürün satıldığı bilgisi veriliyor. Ben buna inanmıyorum. EBK eti 16 TL’ye satıyor. Ama bugün yerli eti 22 TL den aşağı satmak mümkün değil. Biz şimdilik susuyoruz. Ama seçimden sonra hukuksal hakkımız neyse onları yapacağız. Konuyla alakalı bakanlık düzeyinde görüşmelerimiz devam ediyor.

SÜT FİYATIYLA HAYVAN SİGORTASININ İLGİSİ YOK (HÜRRİYET)

Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) Genel Müdürü Bülent Bora, süt fiyatlarının düşmesi ile hayvan sigortalarındaki suistimallerin bir ilişkisi olmadığını söyledi. Bülent Bora, 2006 yılında bu yana 545 binin üzerinde büyükbaş hayvan sigortası yapıldığını, üreticilerin kurallara uyduğunu ve olumsuz davranışlardan kaçındığını belirterek, “Sadece 61 adet haksız talep tespit edilerek, savcılığa intikal ettirildi” dedi. Bülent Bora, açıklamalarını şöyle sürdürdü: ”Hayvan hayat sigortalarının lokomotifi süt sığırları sigortasıdır. Süt sığırcılığı yapan üreticilerimiz genellikle kurallara uymakta, olumsuz davranışlardan kaçınmaktadır. Ancak her toplulukta olduğu gibi üreticiler arasında da haksız taleplerde bulunan, başka zararlarını sigorta’dan çıkarmaya çalışanlara rastlanmaktadır. Sigortalı olmayan hayvanlar sigortalı gibi gösterilmekte ve bu şekilde hasar ihbarında bulunulmaktadır. Ayrıca hastalanan hayvanlar bazen kasıtlı olarak ölüme terk ediliyor.”

CANLI HAYVAN İHRACATÇISI WELLARD TÜRKİYE’YE GELDİ (HABERTÜRK EKONOMİ)

Et fiyatlarının düşürülmesi amacıyla izin verilen canlı hayvan ithalatı, bir yandan birçok kesim tarafından eleştirilirken, öte yandan dünyanın önde gelen şirketlerinin Türkiye’ye olan ilgisini artırdı. Canlı hayvan ihracatı ve taşımacılığında dünyanın önemli firmalarından biri olan Avustralya şirketi Wellard, Türkiye pazarına girdi. Wellard Türkiye Temsilcisi Nejat Tekiner, Wellard’ın dünyada uluslararası tarım ve hayvancılık ticaretine büyük ivme kazandıran öncü firmalardan biri olduğunu belirterek, Wellard’ın, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık bağlamında, damızlık, süt ve et konularındaki donanım ve deneyimlerini Türkiye hayvancılığıyla paylaşmak ve bu konudaki gelişimlere ileri teknolojik uygulamalarla katkı sağlamak üzere ortaklık anlaşması imzaladığını bildirdi.

ÜLKER, GÜNEYDOĞU AYAĞINDA YATIRIM ATAĞINDA (YENİ AKİT)

Yıldız Holding’e bağlı Ülker Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Şanlıurfa’ya gitti. Murat Ülker, Şanlıurfa’da Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba ve Vali Nuri Okutan’ı ziyaret etti. Şanlıurfa’da yatırım yapmak için bu şehre gelen Ülker, Vali Okutan ve Başkan Fakıbaba’dan Şanlıurfa hakkında bilgiler aldı. Murat Ülker ve Ülker Holdingin heyetine, Şanlıurfa Belediyesi Cevahir Konukevi’nde bir yemek verdi. Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan ve Başkan Fakıbaba ile öğle yemeğinde bir araya gelen Ülker Holding’in üst düzey yöneticileri ve sahibi Murat Ülker, Şanlıurfa’yı çok beğendiklerini Fakıbaba’ya aktardılar.  

ŞANLIURFA TÜRKİYE’NİN YILDIZI 

Aralarında Ülker Bisküvi’nin Yönetim Kurulu’nda bulunan Cengiz Solakoğlu’nun da bulunduğu Ülker Holding heyetine Şanlıurfa Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Başkan Yardımcısı Fevzi Yücetepe ve Emin İzol da eşlik etti. Murat Ülker ve beraberindeki Ülker Holding’in üst yönetimi, Şanlıurfa’nın Türkiye’nin yıldızı olan bir şehir olduğu, şimdi ise Türkiye’yi yıldız yapacak konuma gelmek üzere olduğu düşüncesini Fakıbaba ile paylaştılar.

TÜM-BAK BURGAZ RAKIYI ALDI

Mey İçki’nin, Burgaz Rakı ve 1967 Votka markasının ilk aşamada isim hakkını yaklaşık 18 milyon dolara devrettiği iddia edildi. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulduktan sonra 62 milyon dolara Mey İçki’ye satılan Burgaz Rakı’nın Bakkallar ve Bayiler Gıda Dağıtım Birliği (Tüm- Bak)’ın bulunduğu 8 ortaktan oluşan bir konsorsiyum grubuna satıldığı iddia edildi. Para Dergisi’nin haberine göre, bir yıl boyunca üretim yine Mey İçki tarafından yapılmaya devam edilecek, satış sözleşmesinde belirtilen sürenin sonunda iki taraf memnun kalırsa, Burgaz Rakı’nın üretim tesisleri de bu konsorsiyuma satılacak. Derginin haberinde, bunun özel bir satış olduğu ve tarafların yüzde 98 oranında anlaşmaya vardığı iddia edilirken, devir için sadece imzaların beklendiği de belirtildi.

MÜSLÜMANLARA ŞARAP FORMÜLÜ ( ANAYURT)

Müslüman ülkelerin yanı sıra Batı’da da tüketimi artan ‘alkolsüz sektör’ü sadece Avrupa’da 100 milyon dolarlık büyüklüğü geride bıraktı. Üretici firmalar da Türkiye’de yer kapma telaşına düştü. Reklam ve sponsorluk yasağı, yaş sınırı, yüksek vergi oranları gibi nedenlerle zor günler geçiren alkollü içecek sektörü çözümü ‘alkolsüz’ ürünlere yönelmekte buldu. 

Tüm bu nedenleri fırsata çevirmek için uğraşan ve ‘alkolsüz’ üretim yapan yabancı ve yerli firmalar Türkiye’yi merkezine aldı. Efes Pilsen’in büyük bir tanıtım kampanyasıyla pazara sunduğu alkolsüz biranın ardından yabancı firmalar da Türkiye’de pazarında yer kapma telaşında. Özellikle Alman ve italyan firmalar, Türkiye’nin modern-Müslüman kimliğinden yararlanıp Ortadoğu ve Arap ülkelerini etkilemeyi ve bu piyasalara daha kolay girebilmeyi hedefliyorlar. Bu şirketlerden biri Asmabağ Şarapçılık markasını kullanan Wine Hönning şirketi, diğeri ise İtalyan Isabelle Spagnolo. İtalya’nın Prosecco bölgesinde üretilen Isabella Spagnolo adlı şarap ve şampanya markası ürün segmentine alkolsüz içecekleri ekledi ve Türkiye’yi üs olarak seçti.