İçecek Sanayi Haber Bülteni 09.05.2011

BESİCİLER BÜYÜK SIKINTI İÇİNDE (DÜNYA)

Marketler, yemek ve et ürünü üreticileri ithal ete yönelince içeride kesim durdu. Besici kesim zamanı gelmiş hayvanı kestiremiyor. Hayvan kesimini teşvik için verilen destek de sorunu çözmedi. İthal ette gümrüğün yüzde 60′a çıkarılması için çalışma yapılıyor. 

GÖZLER ANKARA’NIN GÜMRÜK AYARINDA

Çiğ süt fiyatının 73 kuruştan 45 kuruşa düşürülmesi süt hayvancılığı yapanları zarara uğrattı. Fakat en büyük sıkıntıyı besiciler yaşıyor. Marketlerin, yemek firmalarının ithal ete yönelmesi içeride hayvan kesimini durdurdu. Besici hayvan başına aylık 200 lira besi maliyetine katlanıyor. 

Beside 2 milyon civarında hayvan var!

Bu gelişmeyi önceden gören Banvit, Koç, Saray gibi büyük işletmeler hayvan alımını durdurmuştu. Besiciliğe devam eden bazı işletmelerin iflasın eşiğinde olduğu belirtiliyor. Hayvan kesimini teşvik için 300 lira destek ödenmesi sorunu çözmedi. Yüksek maliyet nedeniyle hayvan kesimi olmadığı için besici bu destekten yararlanamıyor. EBK, geçen yıl kilosunu 16 liradan adığı hayvanı, şimdi 12.5 liradan istiyor. Çiftlik sahibi Mehmet Şahbaz, “Bu iflasımızı istemektir” diyor. Kulağı Ankara’da olan besici ithal karkas ette gümrük vergisinin yüzde 60′a çıkarılmasını bekliyor.  Dünya, hükümetin bu yönde çalışma yaptığı bilgisine ulaştı. 

 YUMURTLAYAN TAVUKLAR KESİM YOLUNDA (DOKUZ SÜTUN

Yumurtanın ucuzlaması ve maliyetlerin yükselmesi nedeniyle, yumurtlayan 60 milyon tavuktan 10 milyonunun kesilebileceği bildirildi. Keskinoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Keskinoğlu, beyaz et sektöründe olduğu gibi yumurtada da iç tüketimin dışında arz fazlasının ihraç edildiğini söyledi. Genellikle arz fazlası yumurtanın Irak pazarına gönderildiğini ifade eden Keskınoğlu, bazı firmaların Irak pazarına dayalı üretim yaptığını anlattı. Son dönemlerde yumurta arzının çok fazla boyuta ulaştığını ve Irak pazarının bile  bu arzı karşılayamaz duruma geldiğini dile getiren Keskinoğlu, şöyle konuştu: “Irak pazarındaki daralmalar, yumurta sektörünü krize sürükledi. Bu durum yumurta sektöründe sarsılmaya yol açacak, inşallah büyük sarsıntılar olmadan sektör, bu krizleri atlatır diye umuyoruz. Yaşlılar kesilmeye başlandı. Firmalar, verimliliğe dayalı hareket ediyor. Yüksek verimli tavuklar kalacak.” Keskinoğlu, yumurta fiyatlarında çok ciddi düşüşler olduğunu belirterek, “Sektördekiler 6 aydır ya para kazanamıyor ya da para kaybediyorlar” dedi. Önümüzdeki günlerde yumurtlayan tavuk sayısının düşeceğini vurgulayan Keskinoğlu, şunları kaydetti: “Şu anda 60 milyon civarında yumurtlayan tavuk var. En az 10 milyon tavuk kesilecek diye bekliyoruz. Irak pazarında en küçük sorun olunca ciddi panikle beraber sektörün elinde yumurta kalıyor. Ham madde fiyatları da çok yükseldi. Herkes malını bir an önce satmak istiyor. Mısırın tonu 600 liranın üzerine çıktı ve bulunamıyor maalesef. Ciddi anlamda ham madde darlığı çekiliyor.” Keskinoğlu, son yıllarda iç pazarda yumurta tüketiminde olumlu yönde iyileşme olduğunu dile getirerek, kişi başına tüketimin birkaç yıl öncesine göre150 adetten 180 adede ulaştığını söyledi.

İTHAL ET HAYVANCILIK YATIRIMLARINI AZALTMADI (EKONOMİST)

Her ne kadar geçtiğimiz aylarda et fiyatları nedeniyle et ithalatının serbest bırakılması birçok tarım işletmesini zor durumda bıraksa da bu alana ilgi sürüyor. Öyle ki hayvancılık yatırımına yönelen isimlere her gün yenileri ekleniyor. Eroğlu, Özdilek ve Aydınlı gruplarının yanı sıra Uno’nun patronu Hasip Gençer, Dedeman Holding Yönetim Kurulu Üyesi Özben Önal ve Süleyman Orakçıoğlu da sektöre son girenler arasında yerlerini aldı.  Bundan 10 yıl öncesine kadar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tanın Örgütü FAO’nun raporlarında da yer aldığı gibi tarım ve hayvancılığın geleceğin en stratejik sektörü olacağını söyleyenler azınlıktaydı. Bu söylem kimileri kehanet gibi görüvordu. Ancak bu söylem gerçek oldu. Artan nüfusu doyurmanın yolunu arayan ülkeler, çözümü tarım ve hayvancılıkta buldu. Kişi başına düşen et – süt tüketiminin düşük olması, hayvan sayısının giderek azalması, sanayicilerin et ve süt hammaddesi bulmakta zorlanmaları, modern çiftlik sayısının son derece az olması ve sunulan kredi imkanları, son yıllarda Türk girişimcilerinin de bu alana yönelmesine neden oldu. Tarım – hayvancılık sektörüne artan ilgiye paralel olarak sektör dışından pek çok girişimci de bu alana giriş yaptı. Yatırım için de en çok hayvancılık kolu seçildi. Koç Grubu, Ata – Sancak, Saray Halı, Yaşar Grubu, Söktaş, Doğan Grubu gibi çok önceden sektöre girmiş olan iş insanlarından cesaret alıp son dönemde bu alana giriş yapanlarda da artış söz konusu. Onların bu kararlarında teşviklerin etkisi büyük.

Sektöre girenler arttı 

Yılbaşında yükselen et fiyatları nedeniyle et ithalatının serbest bırakılması birçok tarım işletmesini zor durumda bırakmıştı. Öyle ki büyük zincir marketler ve alım gruplarının ithal ete yönelmesi nedeniyle büyük çiftlikler hayvan satışı gerçekleştiremiyor ve ahırları dolu olduğu için de yeni hayvan alımı yapamıyordu. Birçok üreticinin de üretimden çekilme karan kamuoyuna yansıyordu. İlerleyen aylarda bu tabloda bir değişiklik olmadı. Ancak sektördeki olumsuz tabloya rağmen son dönemde yatırım kararı alanların sayısı arttı. Amiral gemisi tekstil olan ancak son dönemde inşaat ve enerji sektörlerine de giriş yapan Eroğlu Şirketler Grubu bunlardan biri. Gıda sektörünün de hazır giyim gibi hızlı bir alan olduğunu ifade eden Colin’s Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Eroğlu, geçtiğimiz günlerde, bu alana ilgili olduklarını belirterek “Büyük kapsamlı bir çiftlik işine girmeyi planlıyoruz. Burada ürettiğimiz et, süt gibi ürünlerle de Colin’s gibi bir perakende gıda zinciri oluşturabiliriz. Hayvancılık yatırımlarımıza 2012′de başlamayı planlıyoruz” açıklamasında bulundu.

Özdilek sektöre ilgili 

Tekstil, perakende, gayrimenkul ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren Bursalı Özdilek Grubu’nun da hayvancılığa sıcak baktığı biliniyor. Grubun Bursa Yenişehir’de bir çiftlik yatırımına hazırlandığı konuşuluyor. Özdilek Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, bu alandaki yatırım kararının ayrıntılarının iki ay sonra netlik kazanacağını belirtiyor. Yatırımın, besi mi, süt üzerine mi yapılacağı merakla bekleniyor. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldınm’ın kızları ve damatlarının da bu alana merak salanlardan olduğu konuşuluyor. ‘Şahdem Süt Entegre Hayvancılık İnşaat Turizm Gıda Yem’ adıyla kurulan şirketin, süt üretimi ve entegre hayvancılık üzerine faaliyet göstermesi bekleniyor. Pierre Cardin’in Türkiye lisansörlüğünü yapan Aydınlı Grup da tekstil ve hazır giyimin yanı sıra hayvancılık sektöründe büyüme kararı aldığı söyleniyor. Bu iş için 800 bin lira sermayeli ‘Bestar Tarım ve Hayvancılık’ adında bir şirket kuran Kavurmacı Ailesi’nin, inek ve diğer süt hayvanlarının ticaretiyle uğraşacağı kaydediliyor. Büyük ve küçükbaş hayvan ithalatı yapması beklenen grubun daha sonra da süt, yoğurt, ayran, peynir ve tereyağı üretimine başlayarak market ve restoranlara girmesi bekleniyor. 

İş planları netleşmedi

Son dönemde tarım sektörüne ilgi duyanların arasına Damat, ADV, Tween gibi tüm dünyada tanınan markaları bünyesinde bulunduran Orka Group da katıldı. ‘Orka Hazır Giyim Tarım Gıda ve Hayvancılık’ adında yeni bir şirket kurarak tarım ve hayvancılık sektörüne adım atan grup, iki alanda da faaliyetlerini bu şirket çatısı altnda yürütecek. Şu sıralar tarım alanına yoğunlaştıklarını söyleyen Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, “Organik tarım yatırımları üzerinde çalışmalar yürütüyoruz. Bu alana yönelik olarak arazi arayışlarımız sürüyor. Birkaç bölge var belirlediğimiz, oraları inceliyoruz. 2012 yılında Orka olarak organik tarımda da olmayı planlıyoruz” diyor. Gençer de hayvancılık alanına el atan girişimcilerden. ‘Berce Beraberce Tarımı Geliştiren İşletmeler’ adlı bir şirket kuran Gençer, 1 milyon lira sermayeli şirketi aracılığıyla çiftlikler kurarak damızlık hayvan satın almayı, büyük ve küçükbaş besiciliği yapmayı ve elde edeceği süt ile eti satmayı planlıyor. Şirketin büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı yetiştiriciliğinin yanı sıra hayvan ıslahına yönelik suni tohumlama gibi faaliyetlerde bulunabileceği, mezbaha ve et tesisi de kurabileceği tahmin ediliyor. Merkezi Ümraniye’de bulunan şirketin iş planının henüz netleşmediği kaydediliyor. Cemiyet hayatının tanınan simalarından Özben Önal Yüksel de eşi Çağdaş Yüksel ile birlikte hayvancılık sektörüne girmeye hazırlanıyor. Çanakkale Biga’da ‘Ala Çiftliği’ adında bir süt çiftliği kurmak için çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Dedeman Holding Yönetim Kurulu Üyesi Özben Önal Yüksel, “Bir yıldır eşimle birlikte bu proje üzerine çalışıyoruz. Tüm altyapımızı ve izinlerimizi tamamladık. Yakında projeye start vereceğiz” diyor. 4.5 milyon liraya mal olması düşünülen, 120 dönüm arazide kurulacak olan çiftliğin inşaatının ağustos ayı gibi bitirilmesi planlanıyor. Başlangıç için 500 ila bin hayvan barındırması planlanan çiftliğin, mimarisinde ise diğer çiftliklerden farklı olarak tamamen ahşap kullanılacağı belirtiliyor.  Yeni Karamürsel Mağazaları (YKM) Yönetim Kurulu Üyesi Nuşin Oral’ın da hayvancılık işine gireceği biliniyor. Eşi Emre Semih Oral ile birlikte 250 bin lira sermaye ile ‘Traklar Gayrimenkul Geliştirme İnşaat, Gıda, Tarım ve Teknoloji’ adında bir şirket kuran Oran’ın çiftlik için uygun arazi arayışında olduğu konuşuluyor. 

Yatırım için yer bakıyor 

Bu arada zaten sektörde olan şirketlerin de yeni yatırım planlarına hız verdiği konuşuluyor. Örneğin Karacabey’de 35 yıl önce üretime başlayan ve 100 milyon dolara mal olan ikinci entegre tesisini Aksaray’da faaliyete geçiren Sütaş’ın yeni bir yatırım karan aldığı konuşuluyor. Hatta bunun fizibilite çalışmaları yürüten Sütaş ekibinin Bingöl’de görüşmeler yaptığı bildiriliyor.

KIRMIZI ETTE ‘ORGANİZE YATIRIM’ (YENİ ŞAFAK)

Yöresel Kayseri lezzetini, yüksek hijyen standartlarında tüm Türkiye’ye sunma misyonuyla yola çıkan Mercan Et, 2014 yılında 13 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyor. Şirketten yapılan açıklamada, 2007 yılında Melikgazi Organize Sanayi Bölgesi’nde 4 bin metrekare kapalı alana sahip tesislerde 4 milyon doları aşkın yatırım yaparak yola çıkan Mercan Et’in, Kaysen’de bir ilki gerçekleştirerek ‘kırmızı et işleme tesisini organize sanayi dahilinde başlatan ilk firma’ olduğu kaydedildi. Et ürünleri pazarının oldukça rekabetçi bir yapıda olduğunun altı çizilen açıklamada, bunun da beraberinde bir takım hileleri getirdiği belirtilerek, şöyle denildi: “Fakat, kanserojen katkılar kullanılarak üretilen ürünler nedeniyle sindirim sistemi kaynaklı kanser vakaların da önceki yıllara göre ciddi artış var. Biz şirket olarak bu noktada ürünlerimizi, doğal, katkısız ve gıda kodeksimizin belirlediği standartların üzerinde bir kalite anlayışına getirdik.” 

21 İLDE DAĞITIM ÇALIŞMASI

Açıklamada, Mercan Etin, “Kayseri’den gelen doğal lezzet” sloganıyla yola çıktığı belirtilerek, “21 ilde bayilik ve dağıtım çalışmalarımız sürüyor. İstanbul merkezli pazarlama şirketimiz, Mega Center da ana depomuz. Anadolu Yakası ve Çukurova bölge müdürlüğümüz ile de pazarlama çalışmalarımız büyüyerek devam ediyor” denildi.

DONDURMAYA 200 MİLYON DOLAR YATIRACAK (PARA)

Dondurma markası Ülker Golf, Turkven Private Equity ve Standard Ünlü Private Equity’nin danışmanlığını yaptığı yatırımcıların ortaklığıyla kurulan Ice Cream Investment BV ile ortaklık kurdu. Anlaşmanın tanıtımında konuşan Ülker Golf Genel Mudurü Hasan Tulgar, Yıldız Holding iştirakleri arasında yer alan Natura Gıda Sanayi’nin Türkiye dondurma pazarına 2003 yılında Nestle Scholler’e ait Bursa’daki dondurma fabrikasını alarak girdiğini söyledi. O dönemde şirketin kapasitesinin 10 milyon litre olduğunu vurgulayan Tulgar, 2010 sonu itibarıyla bu rakamın 100 milyon litreye ulaştığını söyledi. Tulgar, “Ülker Golf olarak dondurmayı 12 ay boyunca tüketilen bir ürün haline getirmek istiyoruz” diyor. Hasan Tulgar’ın verdiği bilgilere göre, sektör 2010′da 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Ülker Golf’ün buradan aldığı pay ise 200 milyon dolar. Şirket, hem yeni markalar hem de yeni ürünlerle payını artırmanın planlarını yapıyor. Tulgar, ayrıca 2003 yılından 2010′a kadar dondurma sektörüne 125 milyon dolar yatırım yaptıklarını, gelecek beş yıl içinde de 200 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını açıkladı. Bunun ilk aşaması olarak da Bursa’daki üretim tesisinin kapasitesini yüzde 50, soğuk hava depolama kapasitesini de yüzde 100 artırma kararı aldı.

YAPRAK SÜT VE BESİ ÇİFTLİKLERİ HALKA AÇILIYOR (HÜRSES)

Yaprak Süt ve Besi Çiftlikleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Yaprak A.Ş), hisselerinin yüzde 26,05′ini halka arz edecek. Halka arza ilişkin düzenlenen basın toplantısında verilen bilgiye göre şirket, Ziraat Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş aracılığıyla halka arz edilecek. Çipli hayvan kimlik tanımlama sistemi, bilgisayarlı sağım ünitesi, bireysel yemleme istasyonu, embriyo transferi (tüpbuzağı), modern hayvan barınakları gibi uygulamaları hayata geçiren şirket, yarattığı değeri yatırımcılarla paylaşmayı hedefliyor.  İMKB’de işlem gören ilk süt hayvancılık şirketi olacak Yaprak A.Ş, halka arzdan elde edilecek gelirle şirketin karlılık ve verimliliğini artıracak yeni yatırımları gerçekleştirmeyi planlıyor. 9-10 Mayıs 2011’de gerçekleştirilecek halka arzda hisse fiyatı 6 lira olarak belirlendi. Yaprak Süt ve Besi Çiftlikleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erol Göker, elde edecekleri gelirlerle toprak yatırımlarına ağırlık vereceklerini belirterek, bu amaçla 1 milyon metrekare yeni toprak alımını hedeflediklerini bildirdi.

HAMİDİYE’YE MARKALAŞMA DESTEĞİ (YENİ ŞAFAK)

Hamidiye Su, dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan “TURQUALITY Destek Programı” kapsamına alındı. Şirketten yapılan açıklamada, “Hamidiye” ile birlikte üye firma sayısının 107′ye çıktığı kaydedildi. Açıklamada, 5 kıtada 35 ülkeye ihracat yaparak, yakın zamanda “Helal Gıda” sertifikasını da aldığı bildirilen Hamidiye’nın, “TURQUALITY’den alacağı marka desteği ile daha da büyümeyi ve içme suyu sektöründe dünyada aranan birkaç marka arasına girmeyi hedeflediği belirtildi.

SNAPPLE, İZMİR’E 240 MİLYON DOLAR YATIRACAK (MİLLİYET)

Amerikalı içecek markası Snapple, Türkiye’ye yatırım yapma hazırlığında. 240 milyon dolar yatırımla İzmir’de fabrika kuracak olan ABD’Ii marka ilk kez deniz aşırı bir ülkede tesis kuruyor. Snapple Amerika’da yaşadığı dönemde “müptelası” olduğu meyve suyu markası Snapple’ın Türkiye distribütörlüğünü alan A&A Ticaret’in sahibi Ali Altun, ürünlerin gemilerle gelmesinin zor olacağını anlayınca firmayı Türkiye’de üretim yapmaya ikna etti.  Bu yılın başında Snapple’ın Türkiye, Kafkaslar ve Ortadoğu distribütörlüklerini alan Altun, “Yaptığımız araştırmalarla gördük ki taşıma su ile bu değirmen dönmeyecek. Ürünü gemilerle taşımaktansa Türkiye’de üretmenin daha efektif olacağı fikrini Snapple ile paylaştık. Onlar da Türkiye’nin büyüyen ekonomisini ve genç nüfusunu göz önüne alarak bizim bu fikrimizi destekledi. Seneye yatırım yapmaya karar verdiler” dedi. Snapple’ın Amerika kıtası dışında pazarlanmadığını ve Meksika dışında yatırımı olmadığını hatırlatan Altun, “Bu ilk deniz aşırı yatırımları. Amerika dışında yapacakları en büyük yatırım Türkiye’de açacakları üretim tesisi olacak. Yatırım için İzmir bölgesi seçildi. Malzeme tedariği de Adana, Mersin ve Antalya’dan sağlanacak. 240 milyon dolar yatırım ve 1000 kişilik istihdam planlanıyor” dedi. 

Meyveler Akdeniz’den

İzmir fabrikasında yılda ortalama 500 milyon şişe üretim yapılacağını anlatan Altun, “İlk etapta yaklaşık 250 milyon şişe Avrupa ülkelerine, 150 milyon şişe Asya’ya ve geri kalan 100 milyon adet de Türkiye pazarına satılacak” diye konuştu. Buzlu Çay kategorisindeki ürünleri piyasaya ilk olarak limon ve şeftali çeşitleriyle çıkaracaklarını anlatan Altun, “Normal ürünlerin yanı sıra diyet olanları da gelecek. Yaz ortasında bu çeşitlere ek olarak ahududu, kivi-çilek ve mangolu çeşitler piyasaya çıkacak. Ürün gamındaki çeşitler ise üretimle artacak. Kızılcık gibi daha önce Türklerin tatmadığı aromalar da gelecek” dedi. 

Yeni markalar yolda 

 İlk yıl için satış hedeflerinin ortalama 35 milyon şişe olduğunu anlatan Altun, “Orta vadeli planımız Türkiye’de üretime başladıktan sonra pazarın yüzde 50′sine sahip olmak” dedi.  Altun, “Türkiye’de üretime başladıktan sonra Snapple bünyesinde yer alan diğer markalarında üretimini ülkemizde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Özellikle Mott’s, CanadaDry, Sunkist Soda ve HawaiianPunch ülkemizde üretilecek markalardan bazıları” dedi.

“APAMEİA VODKA” ÜRÜN YELPAZESİNİ GENİŞLETTİ (SÖZCÜ)

Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek buğday alkollü votka üreten Apameia ürün portföyünü büyütmeyi sürdürürken, sponsorluklara da ağırlık veriyor. Apameia Vodka, elma, karpuz, portakal aromalı vodkalarının ardından, Apameia malt turunç aromalı, üzüm meşe aromalı, agave aromalı ve şeker kamışı aromalı votkalarını da piyasaya sürdü.  Apameia Vodka ülkemizin en önde gelen radyocu, müzik direktörü ve DJ Cenk Alptekin’in “Cenkle Yazılı Yoklama” adlı kitabının tanıtım gecesinin ürün sponsoru oldu.  Apameia Vodka Genel Koordinatörü Kerim Yanık, sponsorluktan mutluluk duyduklarını belirtip, “Hem geceye renk katmaktan hem de Apameia’nın yeni ürünlerini tattırmak açısından keyifli bir gece oldu” dedi. Yanık, Apameia Vodka çeşitleri ve Terma Çin’den sonra çok yakında likör çeşitleriyle de piyasada olacaklarını söyledi.

Henüz yorum yapılmamıştır.


Yorum Yazın