TOBB Sektörel Haber Bülteni 28.03.2011

HİNDİSTAN’LA TİCARETTE HEDEF 10 MİLYAR DOLAR (BUGÜN)

Hindistan-Türkiye Bağımsız Devletler Topluluğu İş Birliği Forumu dün gerçekleştirildi Forumun açılışında konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergun, finans, inşaat, bilgi teknolojileri, turizm ve endüstriyel tarım gibi konuların tartışılacağı bu forumun önemli bir açılım sağlayacağını, bunun ülkeler arasındaki karşılıklı ticareti artırdığı gibi ortak yatırımların da kapılarını açacağını ifade etti.

İŞBİRLİĞİ YAPMALIYIZ

Türkiye’nin 2002′de Bağımsız Devletler Topluluğu ile 5,7 milyar dolar olan dış ticaret hacminin 2008′de 56 milyar dolara ulaştığını, 2009′da ise global krizin etkisiyle 34 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğine işaret eden Ergun, 2002′de Hindistan ile 600 milyon dolar olan dış ticaret hacminin de 2008′de 3 milyar dolara yükseldiğini, 2009′da 1,8 milyar dolar olarak gerçekleştiğini anlattı Bakan Ergün, “Ancak bu rakamları yeterli bulmuyoruz Birkaç yıl içinde Bağımsız Devletler Topluluğu ile olan dış ticaretimizin 100 milyar dolara, Hindistan ile olan dış ticaretimizin de 10 milyar dolara çıkmasını hedefliyoruz” dedi Enerji, makine, turizm, altyapı yatırımları, otomotiv ve müteahhitlik gibi alanlara yönelmek gerektiğini ifade eden Ergun, “Bu alanlarda ortak yatırımlara imza atabiliriz. Dünya nüfusunun yüzde 24′üne sahip olan ülkelerimiz, dünya gelirinin yüzde 1 Tını üretmektedir Aslında bu, üretimdeki potansiyelimizi ve daha yapmamız gereken çok iş olduğunu göstermektedir” diye konuştu.  

GÜL TÜNELİ GEZDİ TÜRK MÜHENDİSLERİNİ ÖVDÜ (SABAH)

Sarıyer-Çayırbaşı karayolu tünel inşaatında incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Bunlar Türk müteahhit ve mühendislerinin yaptıkları büyük projeler” dedi Cumhurbaşkanı, Sarıyer-Çayırbaşı tünelinin heyecan verici olduğunu söyleyerek emeği geçenleri kutladı. CumhurbaĢkanı Abdullah Gül, Nisan 2011′de açılması planlanan, toplam uzunluğu 4 bin 50 metre olan, kazı ve betonlama çalışmaları tamamlanan, toplam 193 milyon TL’ye tamamlanması öngörülen Sanyer-Çayırbaşı karayolu tünelinde incelemelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Gül, tünelin Sarıyer Çırçırsuyu mevkisindeki girişinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından karşılandı. Topbaş, “İstanbul’da 7 Tepe 7 Tünel” projesi kapsamında yapılan tünellerin haritası üzerinde Cumhurbaşkanı Gül’e bilgi verdi. Topbaş, kent ulaşımım rahatlatmak için bugüne kadar 16 milyar liralık yatırım yaptıklarım söyledi. Çayırbaşı’ndan Derbent, Armutlu, Ayazağa, Akatlar, Zincirlikuyu, Fulya, Dolmabahçe’ye tünellerle bağlanılacağını, Eyüp tünelinin inşa edileceğini dile getiren Topbaş, tüm tüneller tamamlandığında vatandaşların Taksim, Dolmabahçe ve Beşiktaş’tan Atatürk Havalimanı’na 17 dakikada ulaşacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra tünel inşaatında çalışan işçilerle hatıra fotoğrafı çektirdi ve Topbaş’ın kullandığı araca binerek tünelden geçti. Tünelin Çayırbaşı çıkışında gazetecilerle sohbet eden Cumhurbaşkanı Gül, İstanbul’un ulaşım probleminin çok büyük olduğunu, bununla ilgili çok önemli yatırımlar yapıldığım söyledi. Gül şunları söyledi: “Yerin altında yapılan yatırımlar ve hizmetler yeterince fark edilmiyor.

T.PATENT VE MARKA VEKİLLERİ MECLİSİ HABER BÜLTENİ

AMYLUM NİŞASTA SAN. VE TİC. AŞ’NİN AÇIKLAMASI: NBŞ’Lİ ÜRÜN KULLANIMININ KANSER VE OBEZİTEYE YOL AÇTIĞI GERÇEK DIŞIDIR (HÜRRİYET)

NBİ’li ürün kullanımının kanser ve obeziteye yol açtığı gerçek dışıdır Amylum Nişasta San. ve Tic. Aş’nin vekili avukat Ömer Küçükozan, 9.02.2011 tarihinde Yavuz Dizdar imzası ile gazetemizde yayınlanmış olan “Nişasta bazlı şekerlerde varılan nokta: Endüstri halkı kobay yerine koymuş!” başlıklı yazı için bir açıklama gönderdi. Açıklamada şöyle denildi: “Yazıda, nişasta bazlı şekerlerin ithal edilen GDO’lu mısırdan üretildiği, NBİ’lerin karaciğer kanserine ve siroza neden olduğu, nişasta bazlı şeker kullanımı ile pankreas kanseri arasında çok güçlü bir bağ olduğu” şeklinde gerçeğe ve hukuka aykırı haksız ifadele yer verilmiştir. Yapılan bu yayınlar Türkiye’nin önemli bir sektörü olan NBİ sektörünü ve müvekkil firmayı haksız asılsız ve mesnetsiz töhmet altında bırakmanın yanısıra bu olumsuz algıların ticari olarak büyük rakamlara ulaşan zararlara sebebiyet vereceği de tartışmasızdır. Ayrıca yapılan bu yayınlar süreklilik arzetmekte ve NBİ’li ürün kullanımının kansere ve obeziteye sebebiyet verdiği şeklinde toplumda gerçek dışı bir algıyı doğurmaktadır. NBİ üzerine ürün üreten müvekkilin böyle bir yanlış algı ile anılmasının, sektörü ve müvekkil firmayı çok ciddi biçimde olumsuz etkileyeceği büyük ticari kayıplara sebebiyet vereceği tartışmasızdır. Mısır Ģurubu (NBİ) hakkında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından yürütülen çalışmalarda NBİ’lerin kanserle ilişkilendirilebileceğine dair hiçbir yayım/veri mevcut değildir. Keza Türkiye’deki 20 üniversiteden 55 profesörün biraraya gelmesiyle kurulan Ulusal Beslenme Platformu’nun NBİ’ler hususunda yayınlamış olduğu kamuoyu açıklamasında da “pancar şekeri ile NBİ bileşimlerinin hemen hemen aynı olduğu, tüketim itibariyle bir fark olmadığı NBİ tüketiminin kansere neden olduğunu gösteren güvenilir bilimsel çalışmanın olmadığı, genel beslenme kurallarına uygun tüketildiğinde, obeziteye yol açtığına ilişkin de bilimsel bir kanıt bulunmadığı” açık ve net bir şekilde ifade edilmiştir. Ayrıca müvekkil şirketin ürününü GDO’lu mısırdan ürettiği yönündeki iddialar ileri sürülmüştür. NBİ yapımında GDO’lu mısır kesinlikle kullanılmamaktadır. Belirtmek gerekir ki Türkiye’de GDO’lu mısır ekimi ithalatı ve kullanılması yasalar çerçevesinde yasaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”   

TARIMA YÖNELİK HİBE DESTEĞİNİN SÜRESİ UZATILDI (ÖNCE VATAN)

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca 5 yıl önce başlatılan ve süresi 2010 sonunda tamamlanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’nın (KKYDP) süresi, 2015′e kadar uzatıldı. Tarım il Müdürlüğü yetkilileri, ikinci dönem birinci etap için, proje beklediklerini söyledi.

Yetkililer, “Ekonomik yatırımlar ve toplu basınçlı sulama sistemlerine yönelik müracaatlar 9 Mayıs 2011, makine ekipman destekleri için de 25 Nisan 2011 tarihine kadar devam edecek.” diye konuştu. 

 Türkiye’de tarıma yönelik en önemli projelerden olan KKYDP ile kırsal alandaki insanların gelir seviyesinin yükseltilmesinin amaçlandığını belirten yetkililer, bunun yanı sıra tarımsal üretim ve sanayi entegrasyonunun sağlanması, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi, tarımsal pazarlama altyapısının geliştirilmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve toplu ve bireysel basınçlı sulama sistemlerinin geliştirilmesinin de hedeflendiğini kaydetti. 2011- 2015 döneminde yeni yapılacak yatırımların üç başlık altında toplandığını, ekonomik yatırımlar, toplu basınçlı sulama sistemleri ve makine ekipman alımlarına yüzde 50 hibe desteği verileceğini ifade eden yetkililer, “Geçen dönemde olduğu gibi ekonomik yatırımlar çerçevesinde tarımsal ürünlerin işlenme, depolanma ve paketlenmesine yönelik tesislerle ilgili müracaatlar alınacak. Alternatif enerji olarak jeotermal, güneş, rüzgâr ve benzeri kaynaklarda kullanılan tesisler değerlendirilecek. Bu dönem farklı olarak koyun, keçi, manda çiftlikleri süt sağım üniteleriyle beraber destekleme kapsamına alındı. Arıcılık makine ve ekipmanları, çayır biçme, el traktörü, mibzer, motorlu tırpan, pülverizatör, sap parçalama, slaj, koyun kırpma makine alımları desteklenecek.” dedi.

SARIKAYA’DA 15 KIRSAL KALKINMA PROJESİ TAMAMLANARAK HİZMETE AÇILDI (ÖNCE VATAN)

Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında 4 ve 5 etapta tamamlanan projelerin toplu açılışı yapıldı. Açılışlar öncesi Sarıkaya Mehmetoğulları Termal Otelde 6 etap tanıtım toplantısı yapıldı. Toplantıya il Tarım Müdür Vekili Onur Polat, Sarıkaya ilçe Tarım Müdürü Mustafa Gökdoğan, il Tarım Destekleme şube Müdürü Halil Karatekin, Süt Üreticileri Birliği Başkanı Bünyamin Çamlıdağ ve sivil toplum örgüt temsilcileri ve çevre ilçelerden yatırımcılar katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Tarım il Müdür Vekili Onur Polat, kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi projesinin amacı doğal kaynaklar ve çevrenin korumasını dikkate alarak kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi olduğunu belirterek, “tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için küçük ve orta ölçekli iiletmelerin desteklenmesi, tarımsal pazarlama alt yapısının geliştirilmesi gıda güvenliğinin güçlendirilmesi, kırsal -alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, toplu basınçlı sulama sistemlerinin geliştirilmesi, yürütülmekte olan kırsal kalkınma çalışmalarının etkinliklerinin arttırılması ve kırsal toplumda belirli bir kapasitenin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslarını belirlemektir” dedi. Daha sonra Destekleme şube müdürlüğü proje yürütme biriminden Mutlu Büyükyılmaz 6 etap projeleri ile ilgili tanıtım sunusu yaptı. 6 Etap projelerin tanıtımından sonra yatırım tutarı 3 milyon 428 bin 507 TL hibe tutarı ise bir milyon 812 bin 464 TL olan 13 üretim tesisi ile 2 toplu basınçlı sulama sistemi faaliyete geçirildi.

SÜT UCUZLADI AMA YURTTAŞ HALA PAHALIYA İÇİYOR (CUMHURİYET)

Son haftalarda sütün üreticiden alım fiyatı 73 kuruştan  50 kuruşa  kadar gerilerken, yaşanan ucuzlama tüketiciye yansımadı. Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkan Yardımcısı Osman Vasfi Yasun, AA’ya yaptığı açıklamada, sütün alım fiyatında önemli oranda gerileme yaşanırken, perakende satış fiyatının aynı kaldığını belirterek “Süt 73 kuruşa alınırken de bir litre tam yağlı sütün satış fiyatı marketlerde 2 lira civarındaydı. Hem üretici hem de tüketici mağdur oluyor. Tüketicilerin, neden bu kadar pahalıya süt tükettiklerini sorgulaması gerekiyor” dedi.

ENKA SÜT’E HELAL GIDA SERTİFİKASI (MİLLİYET ANKARA)

SÜT ürünleri sektörünün öncü firması Enka Süt, ‘Helal Gıda Sertifikası’nı alarak süt ürünleri üretimini islami usullere göre yaptığını belgeledi. Süt ve süt ürünleri üretiminde hep aynı kaliteyi sunmaya önem veren ve ürün kalitesini her şeyin üstünde tutan Enka Süt, bu doğrultuda kalitesini tescillediği TSE EN ISO 9001:2008 Kalite Sistemi Belgesi ve TSE ISO EN 22000 HACCP Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi Belgesi’nin yanı sıra, Gıda ve ihtiyaç Malzemeleri Denetleme Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES) tarafından verilen ‘Helal Gıda Sertifikası’nı da aldı. Sertifikanın ihracat faaliyetlerini güçlendirip bu konuda hassasiyet gösteren tüketicilere daha rahat ulaşmalarına imkân vereceğini kaydeden Enka Süt A.ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Akpınar, “Zaten Enka Süt kuruluşundan beri öncelikli koşul olarak üretiminde bu hassasiyeti devam ettiriyor. Dünya Helal Konseyi’nin üyesi olan GİMDES’ten ‘Helal Gıda Sertifikası’nı alarak bu hassasiyetimizi belgelemiş ve aynı zamanda uluslararası platformda tescil ettirmiş olduk. Bu sertifikayla uluslararası pazarlara daha rahat gireceğiz ve helal gıda belgeli ürünlerimiz ile yurtdışında ülkemizi rahatlıkla temsil edeceğiz. Başta Ortadoğu olmak üzere tüm dünya Müslümanları ve bu konuda hassasiyet gösteren tüketiciler için tercih edilen bir marka olacağız” diye konuştu.

TAHSİLDAROĞLU ‘EZİNE’ YUNAN FETASI’NI SOLLADI(ANAYURT)

Tahsildaroğlu 10 yıldır ABD pazarında yaptığı faaliyetler ile Ezine peynirini markalaştırdı. Ezine’nin fendi yunan fetasını yendi. Açık ve ambalajlı peynir pazarında her yıl gerçekleştirdiği yüzde 25’lik büyüme ile dikkatleri üzerine çeken Tahsildaroğlu, ihracatta da liderliği elden bırakmıyor. Özellikle ABD pazarında yaptığı ataklarla peyniri markalaştıran Tahsildaroğlu, bu pazarda 10 yıldır bir Türk markası olarak ABD’de faaliyet gösteriyor. Türkiye’nin en lezzetli peynirleri arasında yer alan Ezine Peyniri’ni Amerikalılara sevdirmeyi başaran Tahsildaroğlu, Amerika’da çok gözde olan etnik market raflarında aranan ve bilinen bir Türk markası olmanın haklı gururunu yaşıyor. Faruk Tahsildaroğlu peynirin bu kadar çok sevilmesinin ardında yatan asıl gerçeğin yüzde 100 sütten gelen güçlü aroması ve damakta bıraktığı lezzet olduğunu belirtti.

TÜRK ŞARABININ ALMANYA ÇIKARMASI (SABAH)

DÜNYANIN en büyük Şarap ve alkollü içecek fuarlarından olan Düsseldorf ProWein, Türk Şarap üreticilerinin şovuna sahne oldu. Wines of Turkey (WOT) şemsiyesi altında fuara tam yedi marka katıldı. Wines of Turkey Direktörü Taner Öğütoğlu, fuarda Türk Şaraplarını basına ve Şarap profesyonellerine tattırdıklarını ve olumlu sonuçlar aldıklarını belirtti. Türk Şaraplarının geçen yılki organizasyonlarda kendini kanıtladığını ifade eden Öğütoğlu, Anadolu’nun şarap tarihi hakkında İngiltere’de bir konferans düzenlediklerine değinerek şunları söyledi: “Bu bile başlı başına büyük bir adım. Henüz dünyada Türk şaraplarından söz etmek mümkün değil ama biz attığımız adımları ve geldiğimiz noktayı her platformda anlatıyoruz. Projelerimizin bir kısmı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından destekleniyor. İşbirliği içinde ülke tanıtımı için çalışıyoruz” dedi. Türk şarap üreticileri geçen yıldan bu yana yurtdışında tanıtım atağında.

TARIMDA VERİMLİLİK İÇİN SULAMA YATIRIMLARI HIZLANMALI (HABER VAKTİM)

Dünya nüfusunun son yüzyılda 3 kat arttığına dikkat çekilen açıklamada, “Su kullanımı da 6 katına çıkmıştır. Tarımda verimlilik için sulama yatırımları hızlanmalı Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), tarımda verimliliği artırmak için sulama yatırımlarının hızla tamamlanması gerektiğini bildirdi. Dünya Su Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yapan TZOB, küresel ısınmanın en büyük sebeplerinden biri olan sanayileşmenin artması ile toprak ve su kaynaklarının korunamaz hale geldiğini ifade etti. Mevcut kaynakların hızla azaldığı ve kirlendiğinin dile getirildiği açıklamada, günümüzde azalan su kaynaklarının artan nüfusun talebini karşılayamaz hale geldiği vurgulandı. Dünya nüfusunun son yüzyılda 3 kat arttığına dikkat çekilen açıklamada, “Su kullanımı da 6 katına çıkmıştır. Kişi başına su tüketiminin dünya ortalaması yılda 800 m3 civarındadır. Dünyada 1,4 milyar insan yeterli içme suyunda yoksun olup, 2,3 milyar kişi sağlıklı suya hasrettir. Halen sı ile ilişkili hastalıklardan ölenlerin sayısı ise yılda 7 milyon bulmaktadır. Ülkemiz ekonomisi açısından, gündemden düşürülmemesi gereken en önemli konu, sulama alanlarımızın artırılması, sulamaya açılmış alanlarımızın korunması ve israfın önlenmesidir. Sulamanın her iki boyutu da aynı derecede önem taşımaktadır. Bir taraftan yeni sulama alanlarının açılması sürdürülürken, diğer taraftan da sulanan alanlarda verimliliğin artırılması çalışmaları büyük bir gayretle sürdürülmelidir. Su genel anlamda, içme suyu olarak, sanayide ve tarımsal üretimde kullanılmaktadır. Ülkemizde teknik ve ekonomik olarak tükenebilecek yeraltı vs yerüstü su miktarı 112 milyar m3′tür. Yıllık su tüketimimi; 46 milyar metreküp olup, toplam su potansiyelimizin yüzde 41,1′ini oluşturmaktadır. Bu miktarın 34 milyar m3′ü yüz de 74 tarımsal sulamada, 5 milyar m3′ü sanayi sektörün de, 7 milyar m3′ü ise içme suyu olarak kullanılmaktadır 2023 yılında ise tarımsal sulamada kullanılan suyun miktarı 2 kattan daha fazla artarak 72 milyar m3′lük bir hacmi ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu kapsamda tarımsal su lamanın ülkemizin su kaynakları ve tarım sektörü açısından önemi büyüktür. Avrupa’da ise sektörler itibariyle su kullanımı yüzde 33 sulama, yüzde 51 sanayi, yüzde 16 içme kullanma amaçlıdır.” denildi.

TARIM BAKANLIĞI’NIN HİBESİ MEMNUNİYETLE KARŞILANDI 

DSİ tarafından gerçekleştirilen sulamalarda basınçlı su lama sistemlerinin kullanımının 2009 yılı itibarı ile yüzde 17′ye ulaştığının anlatıldığı açıklamada, sulama projele rinde su tasarrufu ve kullanılan malzemeler yönüyle önemli hatalar bulunduğu ileri sürüldü. Bu projelerin uygun bir proje ekibince hazırlanıp, uygulanmasının önen arz ettiği dile getirildi. Açıklamada şunlara yer verildi “6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu TBMM tarafından 8.3.2011 tarihinde kabul edilmiştir. Söz konusu kanunu üreticimize faydalı olmasını, sulama birliklerinin pek çok sorununun giderilmesinde fayda sağlamasını temenni etmekteyiz. Arazilerin parçalı olması, sulama çalışmalarını zamanında bitirilmesini engellemekte ve bitirilen şebekeler çok pahalıya mal olmaktadır. Bu nedenle, Tarım Bakanlığı’nın yılda bir milyon hektar arazi toplulaştırması he define bağlı kalarak arazi toplulaştırma çalışmalarının bir an önce tamamlanması gerekmektedir. Suyun rasyonel ve etkili kullanımını sağlamak için AB Su Çerçeve Direktifine uyumlu ancak ulusal çıkarlarımızın göz ardı edilmediği bir su yasası çıkarılmalıdır. Bilgisiz ve yanlış tarım uygulamaları toprak ve su kaynaklarının azalmasına ve kirlenmesine yol açmaktadır. Bu nedenle, çiftçilere yönelik eğitim çalışmaları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı önderliğinde, yetkili kamu ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yürütülmeli ve yeterli seviyelere çıkarılmalıdır.”