Yaratıcı Düşünce ve Ekonomi ( Aralık 2006 )

21. yüzyıl ekonomisinin, bilgiye dayalı bir ekonomi olduğu artık kaçınılmaz bir gerçek. Bilgi ile birlikte gelen yaratıcı düşünce, ürünlere, satış ve pazarlama modellerine, akılcı insan kaynakları yönetimine ve global ilişkilere dönüşüyor.

“İnovasyon” ile “yaratıcılık” yeni iş yapış şekilleri ile kurumların yaşayan yapılarında artık sıkça kullanılan kavramlar. Yaşar Topluluğu olarak “inovasyon”un, ekonominin her alanında lokomotif olacağı fikrini bundan çok zaman önce fark ederek benimsedik. Süreç bizler için çoktan başladı. Önümüzdeki dönemde inovasyon yönetimini iyi kurgulayan şirketlerin ayakta kalacağını artık yalnızca bilmekle kalmıyor bunu somut olarak da görebiliyoruz. Geleneksel yapı ve işleyişe bağlı şirketler ile kurumlar yaşama savaşı verecekler. Bu süreçten bazıları yara alarak çıkabilecek, bazılarını da, ne yazık ki daha zor günler bekleyecek…

Yaratıcılık ve inovasyon kavram olarak bakıldığında genelde aynı anlamda kullanılıyor. Ancak bana göre ikisi farklı şeyler. İnsanlar yaratıcılığı genelde doğuştan gelen bir yetenek gibi, inovasyonu ise çalışarak, gönül koyarak elde edilebilecek bir süreç gibi algılıyor. İnovasyon denince daha çok ürünlerin baz alındığını görüyoruz. Oysa son zamanlarda inovasyon şirket kültürünün tamamını değiştirme aracı olarak ele alınıyor.

İnovasyon aslında yaratıcı ekiplerin fikirlerin, eylem, uygulama ve karın birlikte yaşandığı bir süreç. Bu tanımda en büyük unsur insan kaynağı. İnovasyonu yaratacak olan insan. Artık insanlar kurumlardaki en değerli kaynak olarak görülüyor. Hayal güçleri, iradeleri ve kararlılıklarıyla inovasyonu gerçekleştiren bir topluluğu oluşturan organizasyondaki insan kaynağıdır.

Avrupa Birliği’nin inovasyon Scoreboard çalışmasında maalesef Türkiye’nin  kaybeden ülkeler arasında olduğunu görüyoruz. Bunu düzeltmek kurumlardaki çalışanların farklı düşünmeye teşvik edilmesi, eğitim süreçlerinden geçmeleri ve yaratıcı düşüncelerin teşviki ile mümkün. Yaratıcı fikirler iyi analiz edildiğinde ve riskleri kontrol altına alınabildiğinde ortaya çıkacak fırsatlar çarpıcı boyutlara ulaşmaktadır. Her fikir değerlidir. Şeffaf iletişim ve çalışanlar yapılması imkansız hatta mantıksız düşüncelerini de korkusuzca dile getirebilmeli ve bu yaklaşım ile kurum kültürü oluşturulmalıdır.

Yaşar Topluluğu olarak geliştirdiğimiz “operasyonel maliyet iyileştirme sistemi” bunun örneklerinden biri. Tüm çalışanlar fikirlerinin hayata geçirilişini ve bu fikirlerden elde edilen kazançları aylık olarak izleyebiliyorlar. Yıl sonu yapılan verimlilik yarışmalarında ise çalışanlarımızı ödüllendiriyoruz. İnsan kaynağımızı kuruma artı değer katacak şekilde motive eden bu yarışmaların son derece faydalı olduğunu yaşayarak görüyoruz. Araştırma-Geliştirme ile inovatif ürün çalışmaları yapılmakta ve beş yıl sonrası tasarlanarak Yaşar Topluluğu geleceğe ve hedeflerine emin adımlarla ilerlemektedir.

Einstein “hayal gücü bilgiden önemlidir” demiş. Gerçekten de hayal gücü bilgi ve doğru çalışmalar ile donatıldığında yepyeni iş alanları, iş olanakları, ülke için teknoloji ve bilgi zenginliği, sonuç olarak da  daha kaliteli  ürünler ve tabii ki toplum için kaliteli yaşam standartları oluşacaktır. Yaşar Topluluğu boyada DYO, gıdada PINAR markalı ürünleri ile bu hedefine sıkı sıkıya bağlı ve inanarak çalışmalarına devam etmektedir.

Yaklaşan Kurban Bayramı vesilesiyle herkesin bayramını kutlar, sağlık, başarı ve yenilik dolu bir yeni yıl dileklerimle sevgilerimi sunuyorum.